|
Psikiyatrik hastalıklarda uygulanan tedavi yöntemleri
Bu
yazıda psikiyatrik hastalıklarda uygulanabilen tedavi
yöntemleri hakkında kısa, anlaşılır, açıklayıcı bilgiler
verilmesi amaçlanmıştır.
Psikoterapiler
Psikoterapi kişinin şikayetlerini, hastalığın
belirtilerini azaltma veya ortadan kaldırmaya yönelik,
uygun ortamda gerçekleştirilen, yapılandırılmış
görüşmelerden oluşmaktadır. Terapi kelimesi de
psikiyatrik hastalıkları ilgilendiren alanda psikoterapi
yerine kullanılmaktadır. Psikoterapi, terapist ve
hastanın konuşarak yürüttüğü görüşme seanslarından
oluşmaktadır. Seanslar kişinin gereksinimleri ve
şikayetlerine bağlı olarak şekillenmektedir.
Terapi
denilince bir çok kişinin aklına filmlerde de sıkça
gördüğümüz divana uzanmış hasta ve onun arkasında oturan
terapistin olduğu sahneler gelmektedir. Bu Freud
zamanında başlayan klasik psikanalitik yaklaşım gösteren
terapistlerin uyguladığı, zamanımızda geçmişe göre çok
daha az terapistin uyguladığı bir yöntemin tekniğidir.
Artık terapistler hangi yöntemi uyguluyor olurlarsa
olsunlar, hasta ile aynı düzlemde yüz yüze konuşma
tekniğini kullanmakta. Terapi konuşarak tedavi yöntemi
olması yanında bu süreçte kişi ve terapistin yüz
ifadeleri, hareketleri, ses tonları hatta zaman zaman
hasta ve terapistin susmaları bile terapide çok önemli
eylemlerdir. Psikoterapi aslında birçok terapi yöntemini
çatısında toplayan ana bir başlıktır. Terapiler
bireysel, grup terapisi ve aile terapisi şeklinde
yürütülmektedir.
Bilişsel
davranışçı terapi
Destekleyici terapi
Varoluşçu terapi
Psikoanalitik psikoterapi
Kısa
dinamik psikoterapi’ler psikoterapi yöntemlerinden
bazılarıdır.
İlaç
tedavileri (Psikotrop ilaçlar)
Antidepresan ilaçlar
Bu
gruptaki ilaçlar depresyon dışında, panik bozukluk,
yaygın anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk,
soysal fobi, travma sonrası stres bozukluğu gibi
anksiyete bozukluklarında ve ağrı, uyku bozukluğu gibi
alanlarda da kullanılmaktadır. Çok sayıda antidepresan
ilaç olduğu için burada ilaçlardan bahsedilmeyecektir.
Bu grupta bulunan ilaçların bağımlılık yapıcı özelliği
yoktur. İlaçlar hastalıkların özelliğine göre gereken
doz ve sürede, ara vermeden kullanılmalıdır. İlacın ne
zaman kullanılmaya başlanacağına ve kesileceğine bir
hekim tarafından karar verilmelidir. Gerektiğinde
ilaçlar psikiyatri uzmanının kontrolünde uzun yıllar
güvenle kullanılabilir.
Antipsikotik ilaçlar
Şizofreni, şizoaffektif bozukluk, kısa psikotik
bozukluk, şizofreniform bozukluk, sanrısal (hezeyanlı)
bozukluk gibi piskotik bozukluklar yanında duygudurum
bozuklukları, davranış bozuklukları, demans (bunama),
depresif bozukuklar (örn.bipolar depresyon) gibi pek çok
hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlardır.
1950’li
yıllarda klorpromazin (Ülkemizde Largactil ticari ismi
ile mevcuttur) bu grubun ilk ilacı olarak kullanılmaya
başlanmış ve son yıllarda çok sayıda yeni molekülle
antipiskotik ilaç seçeneği oldukça artmıştır.
Klasik
(tipik, birinci kuşak) antipiskotikler
İkinci
kuşak antipisotikler
Üçüncü
kuşak antipiskotikler olarak ayrılmaktadır.
Duygudurum düzenleyiciler
Bu
gruptaki ilaçlar bipolar bozuklukların (iki uçlu, eski
ifadeyle manik depresif) mevcut epizodlarının (atak)
tedavisi ve ileride ortaya çıkabilecek epizodların
engellenmesi (koruyucu) amaçla kullanılmaktadır.
Lityum:
Bu grubun en eski üyesidir ve bipolar bozukluklarda
sıklıkla kullanılmaktadır. Valproat, karbamazepin,
lamotrijin diğer sık kullanılan ilaçlardır.
Anksiyolitik ilaçlar
Anksiyetenin ortadan kaldırılması için kullanılan
ilaçlardır.
Benzodiazepinler:
Bu grubun en sık kullanılan ilaçlarıdır, etkileri hızlı
başlamaktadır. Bağımlılık yapabilecekleri için yeşil
reçete ile satılır. Uzman kontrolünde önerilen doz ve
sürede kullanıldığı ve ilaç kullanım süresinde düzenli
kontrollere gidildiği taktirde bağımlılık yapma
olasılıkları çok azdır.
Antihistaminikler:
Psikiyatrik hastalıkların
tedavisinde sıklıkla kullanılan ilaçlardır. Bağımlılık
yapmazlar. Uyku yapıcı özellikleri vardır.
Buspiron: Uyku ve
bağımlılık yapmaz. Kaygı giderici etkisinin ortaya
çıkması için zaman ihtiyaç vardır.
|